Dermactive Yaşlanma Etkilerine Karşı Cilt Bakım Kremi

0 Yorum (Rate) / Yorum Yaz


Dermactive Yaşlanma Etkilerine Karşı Cilt Bakım Kremi


89.00 TL Stok durumu: Mevcut
Adet :

Dermactive Antiaging Krem

Yaşınız ilerledikçe ortaya çıkan kırışıklıklar ve çizgiler artık sizi aynaya bakmaktan vazgeçiriyorsa; bugüne kadar bildiğiniz tüm çareleri unutmaya hazır olun. Dermactive Skin Care therapy Yaşlanma etkilerine karşı cilt bakım kremi içeriğindeki üstün bileşenleri ve tüm dünyada ünlülerin gerçek tercihi olan aktifleri ile yüz ve boyun bölgenizdeki kırışıklıkların sonsuza dek çözümü olacak.

Mavi anemon çiçeği özü, salyangoz özü allantoin ve gerçek inci tozu na ek olarak argan yağı, nar çekirdeği yağı ve vitamin E, B5 gibi birçok kompleksi formülünde birleştiren bu ürün; cildinize sürdüğünüz an verdiği gerginlik ve botoks benzeri etkisiyle elastikiyet kaybını giderir. canlı, parlak ve sağlıklı bir görünüm ile gençliğinize tekrar kavuşmak artık mümkün. Çünkü 30 yılı aşkın üretim tecrübesi ile gerçek antiaging etkiyle tanışma zamanınız şimdi başlıyor.

Dermatolojik testleri başarıyla geçmiş olan ürününüz, etkinlik testleri ve kullanıcı yorumlarıyla da ispatlanan etkisiyle gündelik yaşantınızın vazgeçilmezleri arasına girecek. Ödediğiniz bedelin karşılığını her gün yeniden yaşayacaksınız. Artık aynalarla barışın.

Doğru ürün, doğru mecralardan temin edildiği sürece kozmetik ürünlerin uygulama sonuçları bazı örneklerde estetik müdahaleler kadar başarılı olabilmektedir. Bu bağlamda; cilt yüzeyine uygulanan dermokozmetik ürünler yaşlanma sürecini uzatmak için insanlığın hizmetine sunulmuş en önemli bileşenler olmuşlardır. Hemen sipariş verip kırışıklıklardan kurtulmaya başlayın!

İçerik

Salyangozlar, cilt dokularını kendileri tedavi edebilen ve kabukları kırıldığında yerine yenisini üretebilen özel canlılardır. Aslında, dokularının yeniden oluşumunu sağlayan o güçlü etki, salyangozun doğal yollarla arkasında bıraktığı salgının özelliğidir. Salyangoz salgısı diye lanse edilen ve halk arasında salyangoz özü olarak bilinen allantoin; kozmetik olarak karakafes bitkisinden elde edilen, yüksek nemlendirici etkisi ile birlikte cilt dokusunun yenilenmesine yardımcı olan çok amaçlı bir maddedir. Asıl fonksiyonu, hücre çoğalmasını uyarmak ve granülasyon dokusunun yeniden yapılanmasını geliştirmektir. Allantoin, birçok bileşiğin tahriş potansiyelini gidermeye ya da önemli ölçüde en aza indirmeye yardımcı olur. Bunlarla birlikte hücrelerin yenilenmesinde de ciddi bir etkisi de vardır. cildi yaşlanmaya karşı büyük ölçüde korur ve cildin yaşlanma süresini uzatır.

Eski kültürlerde Asya hanedanı kadınlarının gençlikleri ve güzelliklerini borçlu olduğu; kolye yapımında da kullanılan çok değerli bir maddedir. Özellikle Güney Asya Denizi'nde yetişen istiridyelerden elde edilen gerçek okyanus incilerinin defalarca öğütülerek toz haline getirilmesiyle yapılan inci tozu; insan cildinin dokusu benzeyen, mineral tabanlı organik yapısında çeşitli bioaktif moleküller ihtiva eder. İnsan cildi için hayati önem taşıyan yapı taşları ve proteinlerin de içinde bulunduğu bir çok amino asit ve mineral ile cildi besleyen maddeler içeren inci tozunun, cildin metabolizmasını hızlandıran, hücre yenileyici, canlandırıcı, sıkılaşmaya ve kırışıklık önlemeye yardımcı etkileriyle cildin gençleşmesine katkıda bulunduğu bilimsel araştırmalarla kanıtlanmıştır. Sahip olduğu mikro granül yapıyla gözeneklerin içine nüfuz ederek cilt tarafından kolayca emilebilen zengin içeriği ile cilt bakımı için mükemmel bir kaynak olduğu düşünülmektedir.

Kuzey İtalya ve İsviçre' de baharın habercisi olarak kabul edilen; dünyada özellikle kuzey yarım kürede ve ılıman ortamlarda yetişen bir bitki olan mavi anemon çiçeği ülkemizde manisa lalesi adı ile bilinmektedir. Bu çiçeğin özünden elde edilen; hücre yenilenmesini hızlandıran ve bir çeşit bitkisel hormon olan cytokinin grubu üyesi kinetin ; 90’lı yıllardan itibaren antiaging (yaşlanma etkilerini azaltma) üzerinde çalışan bilim adamları tarafından kullanılmaktadır. Kolojen dokularını arttırdığı ve yaşlanma etkilerini yavaşlattığı keşfedilmiş; etkinlik testlerinde kinetinin çizgi ve kırışıklıklar, hiperpigmentasyon lekeleri, cilt kuruluğu gibi sorunlara karşı etkin bir ajan olduğu kanıtlanmıştır. Bu özelliği ile kinetin, bir çok cilt bakımı ürünü içeriğinde kullanılmakta, etkin canlandırma özelliği ile cildin ihtiyaç duyduğu nemi kazandırmaktadır.

Fas bölgesinin güney batısındaki Agadir, Essaouira ve Taroudant bölgelerinde yetişen ve UNESCO tarafından koruma altına alınan Argan (Argania Spinosa) ağacının meyvesinden soğuk press olarak elde edilir. Altın sarısı renginde saydam ve kokusuz olan bu doğal ve bitkisel yağ, içeriğinde oranca zengin Omega 9, Omega 6, yüksek miktarda Vitamin-E aktivitesi olan Alpha-Tocopherol, nadir ve çok değerli steroller (Schottenol, Spinasterol) Squalene, Polifenoller gibi çeşitli bileşikler barındırır. Cilt hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olan besleyici ve nemlendirici üstün özellikleri vardır. Bu yöndeki yaşlılık karşıtı etkilerinin yanısıra cilt bakımında etkileyici sonuçlar vermektedir. Yapısındaki doğal UV kırıcıları sayesinde güneşin zararlı ışınları gibi çevre etkenlerinden korurken, cildin bağdokusunu ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirici özelliği ile cildin erken yaşlanmasını önlemeye yardımcı olur.

Doğanın insanlığa sunduğu mucizevi bitkilerden biri olan nar; küçük çekirdekler ve meyve gövdesini oluşturan yakuta benzeyen yüzlerce tanecikten oluşmuş, akdeniz tipi bir kış veya yaz yağmuru gibi ılıman iklimlerde yetişen bir meyve türüdür. İçerdiği yüksek dozda polifenolik bileşikler, tannin ve antisiyoninler, linoleik ve oleik asitler sayesinde antioksidan özellik göstermektedir. Ayrıca B ve C grubu vitaminlerce yoğun, potasyum gibi metabolizmanın temel ihtiyaç maddelerini içeren yapısıyla hücre yenilenmesine yardımcı olan nar, çekirdeklerinden özel damıtma yöntemiyle ve soğuk presle elde edilen yağı ile son dönemin en önemli kozmetik değerlerinden biri haline gelmiştir. Cilt dokusunun daha pırıltılı, sağlıklı ve canlı görünmesine yardımcı olurken, maruz kalınan yaşlanma sürecini de yavaşlatır. Cildin elastikiyetini arttırdığı ve kaybettiği kolajeni geri kazandırdığı bilinmektedir.

Kimyasal olarak “Pantotenic Asit” ismini almış D-Panthenol yani B5 vitamini ilk defa 1939 yilinda pirinc kabuklarindan izole edilerek kullanılmaya başlanmıştır. İnsan vücudunda depolanma olanağı olmayan , hem hayvansal hem de bitkisel kaynaklarda bulunabildiğinden Yunanca "her yer" anlamına gelen "panthos" sözcüğünden kökenini almış bir vitamindir. Hücre oluşumunda gerekli birçok aktifin biraraya gelmesinde katalizör işlevi görür. Deri üst tabakasını daha gergin, daha esnek ve daha yumuşak hale getirdiği, tahriş olmuş cildin iyileşmesine yardımcı olduğu; saç ve cilt sağlığını koruyucu ve cilt kırışıklığını önlemeye yardımcı etkisi bilinen en belirgin özelliklerindendir. Bu üstün koruyucu etkilerinden dolayı kozmetik formülasyonların neredeyse tümünde aktifliği arttırıcı olarak yer almaktadır.

Kimyasal ismi “Tocopherol Acetate” olan vitamin E, yağda çözünen bir antioksidandır, özellikle hücre zarları ve lipoproteinlerde lipid oksidasyonunu önlemede belirleyici rol oynayan önemli antioksidan işlevler görmektedir. Ultraviole radrasyonu, hava kirliliği, ağır metaller ve bazı ilaçların yarattığı toksinler, zararlı güneş ışınları gibi çevresel faktörlere karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek hücre çeperinin korunmasına yardımcı olduğu bilinmektedir. Cildin üst epidermal tabakasının su kaybını azaltır, antioksidan etkisiyle serbest radikal oluşumunu engelleyerek hücreyi hasar görmekten korur. Aynı Vitamin B5 gibi kozmetik ürünlerin vazgeçilmez bileşimlerden birini oluşturan vitamin E, ülkemizde endüstrisi oldukça gelişmiş olan zeytinyağında bol miktarda bulunur.

İçeriğinde, cilde olan etkileriyle bilim çevrelerinde kabul görmüş A vitamini (Retinyl palmitate), E, F, H vitamini (biotin) ve B grubu vitaminlerini; ayrıca kozmetik endüstrisinde botoks etkisi ve cilt sağlığına olan katkısı nedeniyle önemli bir yer edinmiş at kestanesi ekstraktı bulunan özel multi-vitamin kompleksidir. Kuru ve pullu yapıdaki ciltler için etkili olduğu ; cildin bakımı ve onarımına yardımcı olduğuna dair etkin çalışmalar bulunmaktadır. Aktif ajanları, yağda ve suda çözünebilen vitaminleri sayesinde, yorgun ve yaşlı cilt tiplerinin ihtiyaç duyduğu desteği ve kollajen sentezini düzenleyerek cildin esnekliğini arttırıcı etki sağlar. Deri altı dokularının su tutma kapasitesini arttırarak sağlıklı kalmasına ve parlaklık kazanmasına, böylelikle de cildin daha genç bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur.

Kullanım

Kullanım öncesinde cilt tipinize uygun bir ürün ile cildinizi temizleyiniz ve kuru kalmasına özen gösteriniz. DERMACTIVE Skin Care Therapy - YAŞLANMA ETKİLERİNE KARŞI CİLT BAKIM KREMİ nizi uygulayacağınız bölgeye dairesel hareketler ve parmak uçlarınızla masaj yaparak sürünüz. Cildinizde tamamen emilene kadar devam ediniz. Bu terapiyi sabah uyandığınızda ve gece uyumadan önce olmak üzere günde 2 kez tekrarlamanız ürünün etkinliği açısından tavsiye edilmektedir. Günlük makyajınız için uygulama sonrası 3-4 dakika beklemeniz yeterlidir. İçerdiği aktiflerin etkinlik süreci 4 haftalık periyotta en üst düzeye ulaştığından, gerçek sonuç için düzenli olarak kullanılması gerekmektedir. Göz altı çevresine ise, hücresel doku yapısı çok daha hassas olduğu için özel uygulama gerekmektedir. Bu bölge için DERMACTIVE Skin Care Therapy GÖZ ÇEVRESİ BAKIM KREMİ kullanılması önerilmektedir.

Yaşlanma Etkileri

Yaşlanma, bir organizmanın temel hücreden organlara kadar tüm yapı fonksiyonlarının azalması ve biyolojik verimliliğini yitirmesi, çevresine uyumda güçlük çekmesi, direnç mekanizmalarında gerileme olarak tanımlanmıştır. Kemiklerde zayıflama ve incelme, iç organlarda işlev kayıpları, yağ dokusunda düzensizlikler, boy kısalması, fiziksel ve zihinsel aktivitelerde bazı değişiklikler, kas dokusunda azalma gibi sonuçlar ortaya çıkarken; cildimizde sarkmalar, kırışıklıklar olarak kendisini bellli eden; yaşam sürecinin çocukluk, gençlik, erişkinlik ve yaşlılık gibi durdurulamayacak bölümlerini oluşturan doğal süreçtir.

Geçen yıllarla birlikte cildimiz, nem kaybı ile birlikte esnekliğini kaybetmeye başlar. Cilt altı bağ dokusu hücrelerinin hacim ve sayı bakımından azalmaları ile deri yapısı incelir. Canlılığını kaybetmeye başlayan cilt , yer çekimine karşı koyamaz ve sarkmalar yaşanmaya başlar. İlerleyen dönemde yukarıda saydığımız etkenler ile birlikte yaşlanma süreci devam eder. Genel anlamda etkileri 30’lu yaşlarla birlikte görülmeye başlanır. Dudak yapısında bozulmalar ile birlikte üst dudakta gevşeme ve sarkma meydana gelir. Özellikle alın bölgesi olmak üzere yüzün genelinde kaslar arası çizgiler oluşmaya başlar. 40’lı yaşlara gelindiğinde göz çevresinde kaz ayakları dediğimiz kırışıklıklar belirginleşir, sarkmalardan kaynaklı olarak yüzdeki kırışıklıklarda derinleşmeler görülür. 50’li yaşlara gelindiğinde ise göz altındaki torba oluşumu artık ileri safhalara ulaşmaktadır. Cilt altındaki yağ birikimleri yoğunlaşmaya başlar, alın derisi ve kaslarda düşmeler görülmeye başlanır. İlerleyen zamanla birlikte çizgiler ve sarkmalar çok belirgin bir hale gelir, boyundaki sarkma ile birlikte boyun kasları fark edilir olmaya başlar.

Erken yaşlanmanın ve cilde etkilerinin nedenlerini başlıklar altında toplamak gerekirse; yer çekimi etkisi; psikolojik etkenler (sosyal yaşamın zorlukları, yoğun stres , mutsuzluk, kötümserlik, depresyon); uzun süreli sağlık sorunları (kolesterol ve trigliserit yüksekliği, hipertansiyon, şeker hastalığı, damar sertliği, tiroit bezi tembelliği, karaciğer yetersizliği gibi); genetik hastalıklar, kas ve eklem sorunları, hareketsiz yaşam tarzı, beslenme eksiklikleri yada yanlış beslenme alışkanlıkları; sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, yetersiz ve kalitesiz uyku, dış etkenler ( yoğun çevresel kirlilik ve hava kirliliği, güneşin zararlı ışınları, radyasyon), yanlış yada cilt yapımıza uygun olmayan kozmetik ürünlerin kullanımı bu anlamda temel sebepler olarak sıralanabilir.

Yaşlanma etkilerini azaltmak için; dengeli ve sağlıklı beslenmek, ani kilo artışı yada düşüşüne dikkat ederek uygun kiloyu muhafaza etmek; düzenli egzersiz ve spor yaparak hareketsiz yaşam tarzından uzak durmak; çevrenizle sağlıklı ilişkilerde bulunarak sosyal aktiviteler ile canlı ve aktif kalmak, hayata karşı pozitif gözle bakmak; stresten ve yoğun günlük yaşam temposundan kaçınmak, yeterli ve kaliteli bir uyku düzenine sahip olmak, dinlenmeye vakit ayırmak; düzenli olarak tıbbi kontrolden geçmek, doktorunuzun tavsiye ettiği ilaçları kullanarak gereksiz ilaç kullanımından kaçınmak; sigara ve alkolden uzak durmak; olumsuz dış ortam şartlardan uzak durmak (yoğun güneş ışığı,hava kirliliği, ani sıcak ve soğuk ısı değişimleri, radyasyon gibi), genetik anlamda ailenizin sağlıksal geçmişini bilmek ve uygun tedbirleri almak, kullandığınız kozmetik ürünlerin cildinize uygunluğuna ve kalite değerlerine dikkat etmek, yüz bölgesine yoğun makyaj ve kimyasal işlem uygulamalarından kaçınmak, gerekli önlemler olarak karşımıza çıkacaktır.

5/5

Ürün Hakkında Görüşünü bildir

Bu ürün hakkında yeterli bilgi sahibiyseniz. Yada Satın aldıysanız lütfen değerlendirmede bulunarak diğer kullanıcılara tecrübelerinizi paylaşınız

  1 * 2 * 3 * 4 * 5 *
Fiyat uygunluğu
Kalite Puanı
Sipariş Değerlendirmesi


Image
Sepete Git Siparişi Tamamla

Sepete Git